Dalından kopan bir yaprak, yere düşene kadar havada asılı kalır. Ne ağaca aittir artık, ne toprağa. Süzülürken zamandan çıkar. Bazı anlar da böyledir; geçmişin bittiği, geleceğin başlamadığı o boşlukta sadece uçarsın. Şimdi, yaprağın yere düşmeden önceki son saniyesidir.
düş.
Örtmenin Şimdisi
Yeni boyanmış bir duvar, eski rengi yok sayar. Ama alttaki katman kurumamıştır; tırnağını geçirsen, eski renk oradadır. Bazen şimdi, geçmişi silmez; sadece üstünü boyar. Şimdi pembeyken, alttaki yeşili ne zaman kazıyacaksın?
met.
Dokunuşun Şimdisi
Karanlıkta elini uzatırsın; parmak uçların bir şeye değene kadar körsündür. Temas anı, bütün evren o nesnenin yüzeyine sıkışır. Şimdi, zihnin sustuğu tek andır; geçmiş yok, gelecek yok, sadece dokunuş vardır. Şimdi, elinin değdiği yerdir.