Menteşe ilk harekette gıcırdar, sonra yumuşar; kanat açıldıkça odaya dolan hava, köşelerde biriken bayat kokuyu dağıtır, masadaki kâğıtları havalandırır. Uzun süre içine kapanan insan, sonunda birine açıldığında aynı şeyi hisseder. En son hangi pencereni açtın da rüzgâr bütün kâğıtlarını uçurdu?
met.
Silmek!
Kışın cam buğulanır, dışarısı flu bir lekeye dönüşür. Parmağını sürdüğünde o iz, dünyayı berrak bir çerçeve gibi ortaya çıkarır; gerisi hâlâ sistir. Anlamak, her detayı netleştirmek değil, doğru noktaya odaklanmaktır. Pencere, silindikçe görünür kılar.
met.
Gece içeride ışık yandığında, pencere dışarıyı göstermez; camda sadece kendi yüzünü ve arkandaki odayı görürsün. Dışarıya bakmaya çalışırken kendinle karşılaşırsın; bazen asıl bakman gereken yer içeridir. Pencere, karanlıkta aynadır.