met.
Çarşaf kırışır, yastık çukurlaşır; yatakta döndükçe izler çoğalır. Yorgunluk, uyumayı değil, durup bir türlü yerini bulamamayı getirir. En yorgun insan, yatağında kaybolandır.
Çarşaf kırışır, yastık çukurlaşır; yatakta döndükçe izler çoğalır. Yorgunluk, uyumayı değil, durup bir türlü yerini bulamamayı getirir. En yorgun insan, yatağında kaybolandır.
Bağcığı eğilip çözmeye üşenirsin; topuğuna basarak çıkarırsın. Bazı yorgunluklar, eğilmeyi reddeder. Yorgun adam, ayakkabısını ayağıyla çıkarandır.
Bitmiş pil, dolu pille aynı ağırlıktadır. Tükenmiş insanı da dışarıdan kimse tartamaz. En ağır yorgunluk, görünmeyendir.
yorgun için burada olmayan bir anlam var mı? Ekle — yeterince akım alırsa sözlüğe girer.
// her ziyaretçi tek bir anlamı öne çıkarabilir.