Tutunmak!
İki dişi vardır; çamaşırı sıkmaz, çentiklemez, sadece kavrar. Ne rüzgâr koparır onu ne de ipin salınımı. Gerçek güven de baskıyla değil, yerinde kavramakla olur. Mandal, sıkmadan tutandır.
İki dişi vardır; çamaşırı sıkmaz, çentiklemez, sadece kavrar. Ne rüzgâr koparır onu ne de ipin salınımı. Gerçek güven de baskıyla değil, yerinde kavramakla olur. Mandal, sıkmadan tutandır.
Boş ipte takılı kalmış mandal rüzgârda sallanır; işlevsizdir, hiçbir şey taşımaz, ama ipi de bırakmaz. Bazı insanlar da kurumuş bir ilişkiye, bitmiş bir işe böyle tutunur; taşımaz, sadece oradadır. Mandal, yokluğu taşıyamaz.
Islak çamaşırı tutan mandal, kuruyana kadar onun yanındadır; güneşi de fırtınayı da onunla karşılar. İşi bitince çıkarılır, sepete atılır. Bazı insanlar da zor zamanında yanındadır; sen kuruyup hafiflediğinde sessizce çekilir. Seni en zor zamanında tutan mandal, şimdi nerede?
mandal için burada olmayan bir anlam var mı? Ekle — yeterince akım alırsa sözlüğe girer.
// her ziyaretçi tek bir anlamı öne çıkarabilir.