Cam bardak devrildiğinde, düşene kadar bütündür. Yere değdiği an paramparça olur. Ansızın dediğin, bardağın yere değdiği andır. Oysa sen onu hâlâ düşerken sanıyordun.
ansızın
zarf · 3 anlam · bir tanesini akımlamet.
met.
Görmediğin yumruktan kaçamazsın; blok, öngörüyle başlar. Ansızın gelen yumruk, doğrudan çeneye iner. Hayatın hazırlıksız yakaladığı her darbe böyledir. Ansızın, reflekslerinin yetişemediği yumruktur.
met.
Ampul yanarken ısınmıştır, parlaktır, odanın merkezidir. Elektrik kesildiğinde, o sıcak ampul hiçbir uyarı vermez; sadece susar. Ansızın gelen karanlıkta donup kalırsın; ellerin havada, gözlerin boşlukta, oda bir saniye önceki halinin hayaleti olur. Ansızın, ışığın gittiği ama sıcaklığının hâlâ ampulde olduğu o andır.
boş bir terminal
ansızın için burada olmayan bir anlam var mı? Ekle — yeterince akım alırsa sözlüğe girer.
// her ziyaretçi tek bir anlamı öne çıkarabilir.